Vajinismus pelvik taban ( vajina çevresi kasların) kaslarının istemsiz ve kontrolsüz biçimde şiddetli kasılması nedeniyle ağrılı cinsel birleşme olması ya da hiç gerçekleşemiyor olması olarak tanımlanıyor. Özellikle cinsellikle özdeşleşen bir hastalık olması, toplumsal baskı ve mahremiyet sebebiyle tedaviye başvurma oranları oldukça düşük seyrediyor.

Bu nedenle toplumun vajinismus  konusunda bilgilendirilmesi önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Pelvik Taban Rehabilitasyon Ünitesi’nden Prof. Dr. Ömer Dinçer, vajinismus ve tedavisinde yöntemleri hakkında bilgi verdi. 

YETİŞTİRİLME TARZI, KİŞİLİK YAPISI, TIBBI GEÇMİŞ GİBİ NEDENLER ÖNE ÇIKIYOR

Pelvik tabandaki vajina etrafı kasların istemsiz olarak kasılmasıyla ortaya çıkan vajinismus  sorununu sıradan ağrılı cinsel birleşme olarak tanımlamak doğru değildir. Bu tablo toplumda sık görülen hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir. En önemli nedeni psikolojik sebepler olan vajinismus, yetiştirilme tarzı, kişilik yapısı, tıbbi geçmiş gibi pek çok neden bağlı olarak gelişebilir. Ancak sonuç ve sorun, pelvik tabanı oluşturan kasların şiddetli ve kontrol dışı kasılmasıdır.

KONTROLLÜ OLARAK ÇALIŞTIRILABİLMEKTEDİR

Bu nedenle pelvik taban kaslarını ve özellikle Pubokoksigeus kasını kontrol etmek, istemli bir şekilde kasılıp gevşemesini sağlayabilmek, kontrolünü ele alabilmek vajinismus  tedavisinde büyük ölçüde başarıyı beraberinde getirmektedir. Özetle yapılması gereken en önemli ve verimli yöntemlerden biri "Pelvik Taban Rehabilitasyon" (PTR) sistemiyle bu kasları kontrollü olarak çalıştırılabilmektir.

Vajinismus tedavisinde, temel yaklaşım sebebi ortadan kaldırmaktır. Vajinismusa neden olan durum eğer ortadan kaldırılabilen bir tıbbi kondisyon ise bu jinekologlar tarafından tedavi edilecektir. Eğer jinekoloji alanında bir ilerleme kaydedilemiyorsa genellikle pelvik taban fizyoterapisini düşünmek gerekir. Zira PTR bu konuda son derece iyi sonuçlar vermektedir. Bu konuda uzmanlaşmış olan birimler ve fizyoterapistler gerek vajinismusgerekse disparoni (ağrılı cinsel birleşme) için bir rehabilitasyon programı hazırlayabilmektedirler. 

Zaman zaman kabızlık, üriner inkontinans (idrar kaçırma) gaita inkontinansı (gaita kaçırma) gibi durumlarla kombine olan ya da her birinin tek başına görüldüğü durumlarda da pelvik tabanın en önemli kaslarından biri olan “Pubokoksigeus” kasının eğitimi büyük önem taşımaktadır. Vajinismusta en önemli kas olarak adlandırılan PK kasını da ilgilendirecek şekilde pelvik taban kaslarının eğitilmesi, gevşetilmesi ve güçlendirilmesi hedefine yönelik “görev temelli biofeedback” çalışmasıyla kasları normal fonksiyonel ritmine ulaştıran rehabilitasyon çalışmaları yapılmaktadır.

'HASTA KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ REHABİLİTASYON PROGRAMINA ALINMALI' 

Bu çalışmalar kişinin tıbbi değerlendirilmeleri yapıldıktan ve arka planda cerrahi, nörolojik veya enfektif bir problemin olmadığı ortaya konulduktan sonra pelvik taban egzersizi ve rehabilitasyonu yapılan, özellikle pelvik taban konusunda uzmanlaşmış fizyoterapistlerin olduğu bir merkezde yapılmalıdır. Hasta, yüksek teknolojik cihazlarla, konforlu, rahat ve kişinin mahremiyetini gözeten şekilde kişiselleştirilmiş bir rehabilitasyon programına alınmalıdır.

BAŞARILI SONUÇLAR ELDE EDİLİYOR

Pelvik taban adı verilen kas yapısı bütün karın içi organları yer çekimine karşı yerinde tutan mesaneyi, rektumu ve cinsel organları olması gereken yere asan bir yapıdır. İşte bu pelvik taban kaslarının normal çalışabilmesi, refleks kasılmalardan kurtarılması ve istemli şekilde kontrolünü en üst seviyeye çıkarma hedefiyle yola çıkıldığında gerek vajinismusta gerekse ağrılı cinsel işlev bozukluklarında son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Editör: Yağmur Kaya