Milli Gazete yazarı Mustafa Kasadar'ın 19 yaşındaki oğlu Muhammed Nur Kasadar iple boğulduktan sonra parçalara ayrılıp derin dondurucuya koyularak öldürülmüştü. Kasadar'ı vahşice katlettiği gerekçesiyle yargılanan 28 yaşındaki Hakan Öztürk,  İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davada 29 Mayıs 2024'te "Tasarlayarak adam öldürme " suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ve “Gece vakti yağmaya teşebbüs” suçundan 10 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. 

KARARDAN 4 GÜN SONRA YAZDI

Davanın karara çıkmasından 4 gün sonra yazar Mustafa Kasadar, Milli Gazete'deki köşesinde bugün "Oğlum şehid Muhammed Nuh’un ardından" başlıklı uzun bir yazı kaleme aldı. Oğlunun kaybolduğu ilk gün uykuyla uyanıklık arasında yaşadıklarını anlatan Kasadar, "Uyku ile uyanıklık arasında Muhammed Nuh gözüme göründü. Çok acı çekiyor, benden yardım istiyordu. Kalbim öyle sıkıştı ki nerede ise ölecektim. O gece oğlumun başına bir şey geldiğini hissettim ama ölümüne asla yormadım. Ama cani o gece dünyalar güzeli oğlumu maalesef öldürüp derisini yüzüp cesedini parçalamış. Firavunların dahi yapmadığı caniliği masum bir çocuğa yapmış. Muhammed Nuh’un bu hazin hali hayalime geldikçe kalbim sıkışıyor. Teselli kaynağımız ise ahiretin var olmasıdır" diyerek duygularını döktü.

YAZISININ SONUNDA BAKANLARA DEĞİNDİ

Kasadar yazısının sonunda ise iki bakana değinerek "Yargılama süreci boyunca bizi süreç hakkında bilgilendiren, teskin etmeye çalışan Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç Bey’e teşekkürlerimi iletiyorum. Özellikle olayın olduğu ilk bir-iki hafta çocuklarımın tıbbi ve psikolojik desteğe çok ihtiyaç duymalarına rağmen kapımızı çalmayan, hiçbir destek sunmayan sözde Aile Bakanı’na da teessüflerimi iletiyorum. Aile Bakanlığının sağlaması gereken tıbbi ve manevi desteği çok şükür çevremizde bulunan arkadaşlar sağladı. Benim isyanım yaşanan çifte standartlaradır. Bunu kamuoyunca bilinmesi için gündem ediyorum. Acaba bu 19 yaşında, hiçbir günahı olmayan, katille hiç bir meselesi bulunmayan fakat önce boğulup sonra biçilip doğranan delikanlı bir erkek değil de; yasak aşk (zina) ilişkisi sonrası çıkan tartışma neticesi öldürülen bir kadın olsaydı Aile Bakanlığı aynı duyarsızlığı gösterir miydi? Onu da siz değerli halkımızın takdirine bırakıyorum." ifadelerini kullandı. 

kasadar

Editör: Haber Merkezi