Yüksek karlı özel fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi dolandırdığı iddia edilen banka müdürü Seçil Erzan’ın yargılanması sürüyor. 

Secil Erzan Klblk

TANIK BEYANINA KARŞI SAVUNMASI ALINDI

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük ve 4 tutuksuz sanık katıldı.

Duruşmada Seçil Erzan'ın, birinci dereceden sicil amiri olan Sermin Tekin’in tanıklık beyanlarına karşı savunması alındı.

Arda Turan Sportcell Youtube

"EN KORKTUĞUM ŞEY..."

O dönemlerde döviz üzerindeki kısıtlamalar ve yaptırımlardan dolayı 50 bin dolar bile bir müşteri hesabından çekildiğinde kendilerinden çok ciddi açıklama ve belge istenildiğini aktaran Erzan, "Bankada sistem ve kayıt önemlidir. Bankada ‘kuvvetler ayrılığı’ adı altında bir ilke var. Personel suistimali önlemek için bankanın çok dikkat ettiği bir konuydu. Benim en korktuğum şey işten atılırım korkusuydu." dedi.

"BİZİM PARAYA DOKUNMAMIZ BİLE YASAKTI"

Bankanın içerisinde o paraya dokunmasının yasak olduğunu ve bir şube müdürünün odasından valizlerle para alınıp aşağıya yatırılmasının, ertesi gün işten atılma anlamına geldiğini kaydeden Erzan, "Bu kesinlikle araştırılması gereken bir konuydu. Çaycı bile görse dikkat edip hemen bildirmesi gereken bir konuydu. Fark edilmemesi gereken bir konu asla değildi. Sicil amirim oydu ve bayan olduğu için de Sermin hanımla görüşmek istemiştim. Sermin hanım beni çağırdı. Böyle bir şeyi bekliyordum zaten. Toparlayamadım dedim. Ben o gün Sermin hanımın ‘Seçil işten atılıyorsun’ demesini bekliyordum. Bizim paraya dokunmamız bile yasaktı." diye konuştu.

"SEÇİL HANIMIN PERSONELİYLE ALAKALI BİR MÜDÜR OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"

Tanık olarak dinlenen bankanın gişe görevlisi Ümüş Nur Yiğit, "Biz o dönemde bankanın alt katında, şube müdürleri de üst katta çalışıyordu. Bu nedenle benim valizlerle paraların gidip gelme konularını görme imkanım yok. Açıkçası Seçil hanımın personelleriyle alakalı olan bir müdür olduğunu düşünmüyorum çünkü ya dışarıda oluyordu ya da annesinin rahatsızlığı oluyordu, bir şekilde ulaşamıyordum. Çorlu’dayım diyordu ve sürekli izin alıyordu." ifadesini kullandı.

Fatih Terim Panathinaikos 17052024 Iha1

"FATİH TERİM'İN ŞUBEYE GELDİĞİNİ HİÇ GÖRMEDİM"

Arda Turan’ın kardeşi Okan Turan'ın bir para çektiğini, bunun kapılar kapandıktan sonra yaşandığını dile getiren tanık Yiğit, "Operasyon desteği alanında oturmuştu. Seçil hanım içeri girdiğinde biz para sayarak teslimatını verdik. Ali Yörük de o paraları çantaya yerleştirdi. Okan beye para çıkışını gerçekleştirdik. Ben Ali Bey'i uzun süre Fatih Terim’in şoförü zannediyordum çünkü futbol camiasında isimlerle beraber görüyordum kendisini. Okan Turan’la da gelmişti. Emrah Çolak’la da birlikte gelmişti. Kendisine ‘Hoca nasıl, iyi mi?’ diye sorduğumda geçiştirmişti ama ben öyle düşünüyordum. Ayrıca, Fatih Terim’in şubeye geldiğini hiç görmedim." şeklinde konuştu.

Semih Kaya

"ŞUBEYE EN ÇOK SEMİH KAYA GELİRDİ"

Tanıklığına başvurulan banka güvenlik görevlilerinden Soner Topakkaya ise, şu beyanda bulundu:

"Benim banka içerisinde Seçil Erzan’da tespit ettiğim herhangi bir farklılık yoktu. Sadece işe giriş çıkış saatlerinde bazen gecikirdi. Seçil Erzan’ın bahsettiği tartaklama gibi bir durum olmadı, polis bile çağrılmadı. Böyle bir durum olsa müdürlerin masasının altında panik butonu var. Orası bir banka şubesi, her müşteri büyük çantayla gelebiliyor. Seçil Erzan benden hiç arabaya para taşımamı istemedi. Ali Yörük’ü hiç görmedim. Semih Kaya, Arda Turan, Selçuk İnan ve Ayhan Akman şubeye gelirlerdi. Emre Belözoğlu’nu bir kere gördüm. Şubeye en çok Semih Kaya gelirdi. Şubeye giren herhangi bir valiz ya da Seçil hanımın odasında birini görmedim."

BASIN MENSUPLARINA HAKARET

Tanıklar ifade vermeye devam ettikleri sırada bir basın mensubunun, tanıklardan birinin soy ismini teyit etmek istemesi üzerine izleyici olarak duruşmada bulunduğunu söyleyen bankanın avukatı Kübra K. gazeteciye bağırdı ve bunu soramayacağını söyledi.

Bağırma üzerine basın mensubu da tepki gösterince mahkeme başkanı, duruşma düzeninin bozulduğu gerekçesiyle tüm izleyicileri salondan dışarı çıkardı.

Salon önünde avukatın kendisinin üzerine yürümeye devam ettiğini ve taciz ettiğini gören basın mensubu bu anları kaydetmek için telefonunu çıkardı, bu kez avukat telefonu gazetecinin elinden hızla çekerek arkasına sakladı. Bu sırada olaya müdahale eden güvenlik görevlisi, avukatın sakladığı telefonu alıp gazeteciye iade etti. Daha sonra basın mensubunun, avukattan şikayetçi olduğu öğrenildi.

İZLEYİCİLER SALONA ALINMADI

Kısa aranın ardından mahkemeye basın mensupları da dahil izleyiciler alınmazken mahkemenin ara kararında, sanıklar Ali Yörük ile Seçil Erzan’ın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, diğer tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 31 Mayıs tarihine ertelediği öğrenildi.