Dikkat! Yapay zeka aracılığıyla cinsel içerikli görseller oluşturan yandı
Yapay zeka ile üretilen cinsel içerikli sahte görseller ağır sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, bu içeriklerin biyometrik kişisel veri sayıldığını, şantaj ve taciz amacıyla kullanımının ağır cezalar ve tazminat sorumluluğu doğurduğunu vurguluyor.
Yapay zeka aracılığıyla sosyal medya kullanıcılarının fotoğraflarının cinsel içerikli görsellere eklenmesi tartışmalara neden oldu. Yapay zekanın yalnızca eğlence ve pazarlama amaçlı kullanımıyla sınırlı kalmayıp kişisel ve kurumsal hak ihlallerinden milyon dolarlık dolandırıcılıklara kadar uzanan geniş bir etki alanı yaratması dikkat çekiyor. “Deepfake” olarak bilinen sahte ses, görüntü ve video üretimi, hukuki anlamda hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler bağlamında ciddi riskler taşırken, özellikle biyometrik veri ihlalleri, kişilik hakları ihlaliyle doğan maddi ve manevi zararlar, kurumsal ve ticari riskler, dolandırıcılık vakaları, kamuoyu ve toplumsal manipülasyonlar, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımları, fikri mülkiyet haklarının ihlali, hukuki delil manipülasyonu ve cinsel taciz kapsamında öne çıkan başlıca hukuki tehditlere neden oluyor.
CİNSEL İÇERİKLİ GÖRÜNTÜLERE DÖNÜŞTÜRMEK HUKUKİ İHLAL
Konu ile ilgili Ekran Haber'e konuşan Avukat Betül Akça, Deepfake içeriklerde kullanılan görüntülerin ve seslerin, biyometrik kişisel veri niteliğinde olmasından dolayı izinsiz işlenmeleri durumunda KVKK kapsamında hukuka aykırılık teşkil ettiğini kaydetti.
HUKUKİ İHLAL NİTELİĞİNDE
Avukat Akça, bir kişinin sosyal medya hesabında paylaştığı sıradan bir profil fotoğrafının rızası dışında alınarak yapay zeka teknolojileri aracılığıyla cinsel içerikli bir görsele dönüştürülmesi ve bu şekilde dolaşıma sokulmasının da yalnızca ahlaki değil, doğrudan hukuki bir ihlal niteliği taşıdığını aktardı.
TEHDİT, ŞANTAJ VE CİNSEL TACİZ SUÇLARINI KAPSIYOR
Yapay zeka ile üretilmiş cinsel içerikli görüntülerle çok sık karşılaşıldığını belirten Akça, bu içeriklerin cinsel taciz, şantaj ve tehdit suçlarından cezai sorumluluğu olduğunu söyledi. Akça "Söz konusu içerikler çoğu vakada mağdurlara karşı şantaj ve tehdit aracı olarak da kullanılmaktadır. Zira bu tür eylemler kişinin özel hayatının gizliliğini ve kişilik haklarını ağır biçimde ihlal etmesinin yanı sıra fotoğraf üzerinden yüz ve beden verilerinin kullanılması sebebiyle biyometrik verilerin hukuka aykırı işlenmesi sonucunu da doğurmaktadır. KVKK hükümleri uyarınca veri ihlali teşkil etmekte ve aynı zamanda Türk Ceza Kanunu bakımından özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ve somut olayın niteliğine göre cinsel taciz, şantaj ve tehdit suçları yönünden de çok yönlü bir cezai sorumluluğu beraberinde getirmektedir" dedi.

MADDİ MANEVİ TAZMİN HAKKI
Akça, rıza dışında cinsel içerikli paylaşımlar karşısında mağdurun ‘unutulma hakkını’ kullanarak söz konusu içeriklerin internet ortamından kaldırılmasını ve erişimin engellenmesini talep edebildiğini kaydetti. Akça, mağdurun manevi zararın yanı sıra şartları oluştuğu takdirde maddi zararların tazminini talep edebilme hakkının da mevcut olduğunu ifade ederek, “Bununla birlikte takdir edersiniz ki rıza dışı cinsel içerikle ilişkilendirilen bir mağdurun manevi bütünlüğü ve psikolojik güvenliği ağır biçimde zedeleneceğinden ötürü hukuki koruma yalnızca içeriğin kaldırılması, erişimin engellenmesi ve faillerin cezalandırılmasıyla da sınırlı kalınmamalıdır. Mağdurun kişilik hakları, cinsel dokunulmazlığı, manevi bütünlüğü ve psikolojik güvenliği ağır biçimde ihlal edilmiş olduğundan ötürü öncelikle manevi zararın devamında ise şartları oluştuğu takdirde maddi zararların tazminini talep edebilme hakkı mevcuttur” diye konuştu.
VERİ TOPLAMA AYARLARI KAPATILMALI
Şüpheli bir video veya ses kaydı görüldüğünde bunun gerçek olup olmadığını anlamak için Deepfake tespit araçları, canlılık testi ve dijital imza ya da metadata analizi gibi yöntemler kullanılması gerektiğini aktaran Akça, bireysel korunma için ses ve görüntüler paylaşılırken çok dikkatli olunması gerektiğine vurgu yaptı. Akça, “Zira sosyal medyada veyahut mesajlaşma uygulamalarında yüksek kaliteli kayıtların paylaşılması yapay zeka tarafından manipüle edilmeye açık ham veri niteliği oluşturmaktadır. Bireysel güvenliğiniz açısından yapay zekâ sistemlerinin otomatik veri toplamasına izin veren ayarların kapatılmasını da önemle tavsiye etmekteyiz” şeklinde konuştu.
KRİPTOGRAFİK İMZA EKLENMELİ
Akça söz konusu riskler yalnızca bireysel kullanıcıları değil aynı zamanda şirketleri ve kurumları da doğrudan etkileyebildiğini belirterek, “Bu nedenledir ki tüzel kişilikler etik yapay zekâ kullanımı ve veri paylaşımı protokollerini yürürlüğe etkin bir şekilde koymak zorundadır. Haricen görseller, videolar ve ses dosyalarına kriptografik imza veyahut zaman damgası eklenmesi hem içeriğin doğruluğunu teyit etmek hem de olası hukuki ihtilaflarda delil niteliği kazanmasını sağlamak açısından büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.