Evinden 'çilehane' çıktı... Sahte hoca mağdurları kefen giydirip mezara indirdi

Ankara'da kendisini 'hoca' olarak tanıtarak 'bağış' karşılığında sözde 'şifa' dağıtan 61 yaşındaki Muhammet Kurtgöz'e 15 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Kurtgöz hakkında hazırlanan iddianamede, mağdurları kefene sararak mezara indirdiği, bu mezarlara ise 'çilehane' adını verdiği ortaya çıktı. Kurtgöz'ün, kendisine sözde 'şifa' bulmak amacıyla gelen mağdurların ayaklarına ip bağlayarak sözde 'cin çıkardığı' belirlendi.

Evinden 'çilehane' çıktı... Sahte hoca mağdurları kefen giydirip mezara indirdi

Ekran Haber'in özel haberine göre; Ankara'da Ayşe Kurtgöz, 20 Eylül 2025'te 61 yaşındaki eşi Muhammet Kurtgöz'ün büyücülük yaptığını ve eve gelmediğini söyleyerek ihbarda bulundu. Söz konusu ihbar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Kurtgöz ile kendisini yönlendirdiği iddia edilen ve Van'da yaşayan İsa Gören gözaltına alındı. Kurtgöz'ün evinde yapılan aramada 'hasta kayıt' defteri ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliye getirilen şüphelilerden Kurtgöz sevk edildiği mahkemece tutuklanırken, Gören adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

15 YIL HAPSİ İSTENDİ
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada Kurtgöz hakkında 677 Sayılı Kanuna Muhalefet, 1219 Sayılı Kanuna Muhalefet ve 'Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık' suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

'AYAĞINA İP BAĞLAYIP CİN ÇIKARDI'
İddianamede sözde hasta kayıt defterinde olan mağdurların ifadeleri de yer aldı. Mağdur A.Ö. ifadesinde, oğlunun şizofreni hastası olduğunu Kurtgöz'e bu nedenle gittiklerini söyledi. A.Ö., Kurtgöz'ün oğlunu sırt üstü yere yatırdığını, hoparlör ile Kuran dinlettiğini kaydetti. Oğlunun göğüs kısmı veya karın bölgesine elleriyle bastırdığını ifade eden A.Ö., "Oğlumun ayağına ip bağladı. sebebini sorduğumda ise cin çıkarmak için yaptığını söyledi. Kendisine para vermedim ama giderken şeker ve çay götürdüm. İl dışından gelen hastalar da vardı ve evin bir bölümünde onlar kalıyordu" beyanında bulundu.

'ÖBÜR TARAFA GİTTİN GELDİN'
Mağdur B.K., annesi, babası ve iki kardeşi ile birlikte Ankara'ya gezmeye geldiklerini, babasının şifa dağıtan bir kişinin ismini verdiğini söylediğini, bu şahsın evine gittiklerini ve isminin Muhammet Kurtgöz olduğunu öğrendiğini söyledi. B.K., babasının yüzündeki sorunlardan bahsettiğini, kendisinin de dikkat eksikliğinin olduğunu ve kilolu olduğunu anlattığını, aynı zamanda şahsa ne işle uğraştığını sorduğunu, şahsın da Allah rızası için hasta insanları ücretsiz tedavi ettiğini söylediğini ifade etti. Bina içinde bir kat aşağı indiklerini, kendisini sırt üstü yere yatırdıklarını aktaran B.K., karın ve boyun bölgesine baskı uyguladığını, bu baskıları nedeniyle kolunun ve bacağının uyuşacağını söylediğini, ancak bir uyuşma hissetmediğini, hoparlörden ilahi ve kuran dinletildiğini, oturur vaziyete geçtiğinde boyun bölgesine ön taraftan nabız bakılan yerlere iki taraflı baskı uygulayınca zorlanır gibi olduğunu, yüzündeki ifadesini gören Kurtgöz'ün kendisine "Öbür tarafa gittin geldin" dedikten sonra kendisinde nazar olduğunu söylediğini kaydetti.

KEFENLEYİP MEZARA İNDİRDİ
Baba A.K. ise oğlu B.K. ve eşi işe birlikte Kurtgöz'ün evine gittikleini, kendisini alt kata mezar olan bir yere indirdiğini, burada mezarın içine 20 dakika kadar yattığını, mezarlığa yatırmadan önce de kendisine kefen dediği beyaz bir bez giydirdiğini, daha sonra yukarı çıktığını, tedavi için para istemediğini beyan etti. Çocuk İzleme Merkezi'nde ifadesi alınan A.K., Ankara'ya Anıtkabir'e ailesi ile birlikte gittiklerini, daha sonra babasının baş ağrısı nedeni ile bir hocanın evine gittiklerini, kendisini önce oda gibi bir yere aldığını, yüzünün tavana doğru baktığını, hocanın yüzüne kül sürdüğünü, daha sonra kendisine "Bitti, iki saat sonra külleri sil" dediğini söyledi.

EVİNDEN 3 TANE 'TERBİYE ODASI' ÇIKTI
Kurtgöz iddianamedeki ifadesinde Ayşe Kurtgöz'ün resmi nikahlı eşi olduğunu, eşi ile ufak bir tartışma yaşadığını, bunaldığı için bir kaç gün eve gitmediğini söyledi. Kurtgöz, İsa Gören ile Van'da karayollarının işini yaparken tanıştığını, onun da kendisi gibi rahatlama işlerine eğimli olduğunu söylediğini, Van'a gittikçe Gören'in yanına uğradığını, İsa'nın da Ankara'ya geldikçe kendisine uğradığını ifae etti. Söz konus evin kendisine ait olduğunu söyleyen Kurtgöz, daimi olarak orada kalan kimsenin olmadığını, kalacak yeri olmayan insanların ara ara gelip burada kaldığını öne sürdü. Evden ele geçirilen objelere ilişkin bir bilgisinin olmadığını iddia eden Kurtgöz, adresinde 3 tane terbiye odası olduğunu, bu odaların üçünün de inşaat halinde olduğunu, zaman zaman terbiye odasında vakit geçirdiğini, başka kimseyi bu odaya yönlendirmediğini, gittiği farklı türbelerde üç tane bu şekilde oda gördüğü için 3 oda yaptırdığını ifade etti. Kurtgöz, kimseye büyü, muska ve benzeri hususlar yapmadığını, kimseden para talep etmediğini, zaman zaman evine gelip rahatlayan insanlar olduğunu, bu yerde bir tane karanlık oda olduğunu, insanların oraya gelip bir süre beklediğini ve bu şekilde rahatladığını, bu odada nefsi terbiye ettiklerini, odada 5-6 dakika durduklarını, kimsenin bu odaya girmesi konusunda tembihte bulunmadığını öne sürdü.

BÜYÜ MALZEMELERİ BULUNDU
İddianamede, ele geçirilen objelerin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görüşüne göre büyü işlerinde ve dini inançların sömürüsünde araç kullanarak gerçekleştirilen malzemeler olduğunun anlaşıldığı, herkesin şüpheliyi 'Hoca' olarak bildiği, bu işlemlerin yapıldığı evin 'Çilehane' tabir edildiği, cin çıkardığına dair beyanların bulunduğu kaydedildi. Şüphelinin, mağdurların dini duygularını istismar ederek dolandırıcılık suçu işlediği anlatılan iddianamede, mağdurların söz birliği halinde hiç bir şikayetlerinin bulunmadığı, para vermediklerine dair beyanlarının olduğu, ancak beyanlarda çelişkiler tespit edildiği, bu hali ile korku, çekinme ve benzeri sebepler ile maddi mağduriyetlerinin net olarak tespit edilemediği belirtildi.

TELEFONUNDAN KEFENE SARILMIŞ ÇOCUK FOTOĞRAFLARI ÇIKTI
Kurtgöz'ün hasta kayıt defteri tutacak kadar kendisini tedavi edici, doktor, şifacı olarak gördüğü, bu şekilde kabul ettirdiği belirtilen iddianamede telefonunda ele geçirilen fotoğraflarda da çilehane tabir edilen mezar odasında kefene sarılmış çocukların fotoğraflarının çekildiğı, bunun da açıkça dıni duyguların istismarının delili olduğu, evinde sahte mühürlerle düzenlediği ve dolandırıcılık suçunu pekiştirmek amacı ile kullanıldığı değerlendirilen pek çok sertifikanın olduğu anlatıldı. Hazırlanan iddianame Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Kaynak: Haber Merkezi
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı soruşturma dolandırıcılık