Hakim ve savcılar için yargı etiği ilkeleri duyuruldu
Türk Yargı Etiği Bildirgesi ile hakim ve savcıların mesleki sorumluluklarını belirleyen etik ilkeler netleştirildi.
Hakim ve savcıların görev sırasında esas alacağı etik kurallar, Türk Yargı Etiği Bildirgesi ile ayrı başlıklar altında düzenlendi. Bildirgede insan hakları, yargı bağımsızlığı, tarafsızlık ve mesleki özen öne çıktı.
İNSAN ONURUNA SAYGI VE EŞİTLİK ESASI
Bildirgeye göre hakim ve savcılar, insan onurunun dokunulmaz olduğunu esas alıyor. İnsan hak ve özgürlüklerine uygun hareket edilmesi temel ilke olarak belirlenirken, farklılıklara saygı gösterilmesi ve herkese eşit davranılması gerektiği vurgulandı. Görev sırasında dil, din, mezhep, ırk, etnik köken, uyruk, cinsiyet, siyasi düşünce, sosyal ve ekonomik durum, yaşam biçimi, yaş, sağlık durumu ve benzeri nedenlerle ayrımcılık kesin biçimde reddedildi.
YARGI BAĞIMSIZLIĞI
Hakim ve savcıların bağımsızlıklarının, adil yargılanma hakkı ve hukuk devletinin güvencesi olduğu belirtildi. Bildirgede, bağımsızlığa doğrudan ya da dolaylı etki edebilecek her türlü baskı ve tesirin kabul edilmediği ifade edildi. Kararların kişi, kurum veya kamuoyu tepkisi endişesi taşınmadan verilmesi gerektiğinin altı çizildi.
TARAFSIZLIK
Hakim ve savcılar, adil yargılamanın gereği olarak hiçbir tarafa ayrıcalık tanımadan, ayrımcılıktan uzak ve objektif bir tutum sergiler. Yalnızca tarafsız olmakla yetinmeyip, davranış ve tutumlarıyla tarafsız göründüklerine dair her türlü kuşkuyu ortadan kaldırmayı esas alır. Mesleki, sosyal ve dijital alanlardaki söylem ve paylaşımlarında, yargıya duyulan güveni zedeleyebilecek her türlü tutumdan kaçınır.
DÜRÜSTLÜK VE TUTARLILIK
Metinde dürüstlük ve doğruluğun mesleğin temel unsurları olduğu ifade edildi. Hakim ve savcılar, mesleki ve sosyal yaşamlarında bu yönde bir duruş sergiler. Söz ve davranışlarında özleriyle uyumlu hareket eder, doğruluktan sapmadan mesleki itibarlarını korumaya özen gösterir. Yargısal süreçlerde ve uygulamalarında tutarlılığı esas alır, hukuki güvenliği zedeleyecek tutumlardan kaçınır.
YARGIYA DUYULAN GÜVENİN TEMSİLİ
Bildirgeye göre hakim ve savcıların kendilerine duyulan güvenin, doğrudan yargıya duyulan güvenle bağlantılı olduğu vurgulandı. Yargıya olan güveni zedeleyebilecek tutum ve davranışlardan her koşulda kaçınılması gerektiği ifade edildi. Vakur duruşun, bu güvenin temel unsurlarından biri olduğu belirtildi.
MAHREMİYET
Hakim ve savcıların görevleri nedeniyle öğrendikleri devlet sırları, ticari bilgiler ve kişisel verilerin mahremiyetini koruması gerektiği bildirgede yer aldı. Gizli bilgilerin hiçbir şekilde kişisel çıkar veya başkalarının yarar ya da zararına kullanılmaması gerektiği vurgulandı. Bu yükümlülüğün görev sona erse dahi devam ettiği belirtildi.
MESLEĞE YARAŞIR DAVRANIŞ
Hakim ve savcılar, mesleklerinin taşıdığı sorumluluğun bilinciyle görevlerini saygı, nezaket ve ölçülülük içinde yerine getirir. Mesleki ve sosyal ilişkilerinde uzlaştırıcı bir dil kullanır, etik ilkelere uygun hareket ederek yargının saygınlığına zarar verebilecek tutumlardan kaçınır. Görev sırasında ve özel hayatlarında, konumlarının sağladığı nüfuzdan yararlanmaz ve bu yönde bir izlenim oluşmasına izin vermez.
MESLEKİ YETKİNLİK VE ÖZENLİ DAVRANIŞLAR
Görevlerini vicdani kanaatleri doğrultusunda, ahlaki olgunlukları ile ehliyet ve liyakatlerine uygun şekilde yerine getiren hakim ve savcıların, tüm mesleki faaliyetlerinde gereken dikkat ve özeni gösterdiği belirtildi.
Mesleki bilgilerini güncel tutmak ve geliştirmek amacıyla gerekli eğitimleri alan yargı mensuplarının, atama, yer değiştirme ve özlük haklarına ilişkin diğer hususlarda hak ve adalete aykırı taleplerde bulunmadığı ifade edildi.