Zamanında yazılmayan gerekçeli kararlar terfide esas alınmayacak
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), yargı sisteminde uzun süredir tartışma konusu olan gerekçeli kararların gecikmesi sorununa köklü bir müdahalede bulundu.
13 Ocak 2026 tarihli ve (1) No’lu Genelge ile, süresi içinde yazılmayan gerekçeli kararların terfi değerlendirmelerinde esas alınmayacağı açıkça hüküm altına alındı. Bu adım, yargılamada kaliteyi ve sorumluluk bilincini önceleyen yeni bir dönemin kapısını araladı.
ESKİ SİSTEMDE NİCELİK VARDI, NİTELİK GERİ PLANDAYDI
Önceki uygulamada terfi değerlendirmelerinde iş cetvelleri ve başarı bildirim formları büyük ölçüde nicelik esaslı olarak ele alınıyordu. Yazılmış gibi görünen ancak gerekçesi geç tamamlanan ya da uzun süre UYAP’ta onay aşamasında bekleyen kararlar da terfi dosyalarına dâhil edilebiliyordu. Bu durum, zamanında ve özenle gerekçe yazan hâkim ve savcılar açısından ciddi bir adaletsizlik eleştirisine yol açıyordu.
YENİ DÖNEM: SÜRE, DİSİPLİN VE SORUMLULUK ÖNCELİKLİ
HSK Genel Kurulu’nun 07.01.2026 tarihli kararıyla (1) No’lu Genelge’ye eklenen 25’inci madde, bu tabloyu kökten değiştirdi. Buna göre, terfiye esas iş olarak yalnızca ilgili kanunda öngörülen süre içinde gerekçesi yazılan ve UYAP’ta onay aşaması tamamlanan kararlar dikkate alınacak. Gecikmeli gerekçeler artık terfi hanesine artı yazmayacak.
UYAP MERKEZLİ ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR SİSTEM
Yeni düzenleme ile birlikte UYAP kayıtları terfi süreçlerinde belirleyici bir ölçüt haline geldi. Kararın yalnızca verilmiş olması değil, gerekçesinin zamanında yazılarak sistemde tamamlanmış olması esas alınıyor. Bu yaklaşım, hem denetlenebilirliği artırıyor hem de objektif kriterlere dayalı bir terfi sistemini güçlendiriyor.

ÖZENLİ ÇALIŞAN HAKİM VE SAVCIYA GÜÇLÜ MESAJ
HSK’nın bu hamlesi, iş yüküne rağmen gerekçeli kararlarını süresinde ve nitelikli biçimde yazan hâkim ve savcılar için güçlü bir motivasyon mesajı olarak gösteriliyor. “Çok iş yapan değil, işi doğru ve zamanında yapan” anlayışı, terfi sisteminin merkezine yerleştiriliyor.
YARGIDA GÜVEN VE KALİTEYİ ARTIRAN REFORM ADIMI
Yargı çevrelerine göre genelge, sadece terfi sistemini değil, doğrudan yargıya duyulan toplumsal güveni de güçlendirecek nitelikte. Gerekçeli kararın makul sürede yazılması, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olarak görülürken, HSK’nın bu konudaki net tutumu reform iradesinin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
HSK’DAN AÇIK TALİMAT: TAVİZ YOK
Genelgede, terfi işlemlerine konu iş cetvelleri düzenlenirken 25’inci maddeye “gerekli dikkat, özen ve hassasiyetin gösterilmesi” özellikle vurgulandı. Böylece uygulamada esneklik ya da yorum farklarının önüne geçilmesi hedeflendi.