Türk Yargı Etiği Bildirgesi kapsamında sosyal medya kuralları belirlendi
Hakim ve savcıların sosyal medya kullanımı, yargıya duyulan güvenin korunması açısından yeniden ele alındı. Türk Yargı Etiği Bildirgesi kapsamında hazırlanan rehber, dijital alanda ifade özgürlüğü ile tarafsızlık dengesine dikkat çekiyor.
Dijital iletişimin yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medya, yargı mensupları için de yeni sorumluluklar doğurdu. Türk Yargı Etiği Bildirgesi doğrultusunda oluşturulan Sosyal Medya Kullanım Rehberi, hakim ve savcıların çevrim içi platformlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini başlıklar halinde ortaya koydu.
SANAL KİMLİK VE PROFİL OLUŞTURMA
Sosyal medya ve dijital ağlarda yer alırken, kullanılacak platformların içeriği ve niteliği dikkatle değerlendirilerek mesleki saygınlık korunur. Hesaplar, haberleşme, gündemi takip etme, mesleki ya da akademik amaçlarla açılabilir; gerçek isim ya da müstear isim kullanımı etik sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kamuoyunda güven ve itibar algısı oluşturacak şekilde gerçeğe aykırı hesaplardan uzak durulur. Profil bilgilerinde görev unvanı ve kurum bilgisine yer verilebilir ancak profil fotoğrafları ve paylaşımlar, bağımsızlık ve tarafsızlık görüntüsünü zedelemeyecek biçimde seçilir. Görev nedeniyle tahsis edilen kurumsal elektronik posta adresleri sosyal medya hesaplarında kullanılmaz. Bulunulan platformların zamanla mesleki saygınlık ve yargıya duyulan güveni tartışmalı hale getirmesi durumunda üyelikler sonlandırılır.
SOSYAL MEDYADA İLİŞKİ VE ETKİLEŞİMLER
Sosyal medya ve dijital ağlarda arkadaşlık, takip ve etkileşimlerde seçici ve ihtiyatlı bir tutum benimsenir. Meslektaşlar, avukatlar, bilirkişiler ve özel hayatta iletişim kurulan kişilerle kurulan ilişkilerin, görev ve kararlar üzerinde etki yaratabileceği izlenimi doğurmamasına özen gösterilir. Görülmekte olan uyuşmazlıklarla bağlantılı taraflar, vekiller, bilirkişiler, tanıklar, arabulucular ve uzlaştırmacılarla sosyal medya üzerinden arkadaşlık ya da etkileşim kurulmaz. Bağımsızlık ve tarafsızlığı zedeleyebilecek algı, şüphe veya tereddüt oluşması halinde mevcut bağlantılar sonlandırılır. Siyasi şahsiyetlerle yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını tartışmalı hale getirecek ilişkilerden kaçınılır; nefret, şiddet, ayrımcı ve kutuplaştırıcı söylemler içeren grup ve ortamlarda yer alınmaz.
YARGI ETİĞİ BİLDİRGESİ İÇİN TIKLAYINIZ.
PAYLAŞIMLARDA ETİK SINIRLAR
Rehberde, sosyal medya ve ağlarda yapılan her paylaşımın yargıyı temsil ettiği bilinciyle hareket edilmesi gerektiği vurgulandı. Beğeni, yorum ve paylaşımların silinse dahi dijital ortamda varlığını sürdürebileceği hatırlatıldı. Görülmekte olan dava ve soruşturmalar ile verilen kararlar hakkında yorum yapılmaması, resmi belge ve bilgilerin paylaşılmaması gerektiği belirtildi. Hukuki danışmanlık izlenimi doğurabilecek içeriklerden kaçınılması ve meslektaşların mesleki yetkinlik ve saygınlığını tartışmaya açacak paylaşımlara yer verilmemesi gerektiği kaydedildi.
SİBER TEHLİKELER KARŞISINDA GİZLİLİK VE GÜVENLİK
Sosyal medya ve dijital ağlarda kullanılacak platformların gizlilik ve güvenlik ayarları hakkında bilgi sahibi olunması ve bu ayarların düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Gerekli önlemler alınsa dahi dijital verilerin üçüncü kişilerce ele geçirilebileceği ve silinen içeriklerin iz bırakabileceği göz önünde bulundurularak, kişisel bilgiler, yazışmalar ile özel nitelikteki görsel ve paylaşımlarda dikkatli davranılması öngörülüyor. Hesaplarda yer verilen kişisel bilgilerin asgari düzeyde tutulması, kimlerin bu bilgilere erişebileceği konusunda ihtiyatlı olunması ve kişi, meslektaş ya da mahkeme güvenliğini riske sokabilecek konum, adres veya görsel paylaşımlarından kaçınılması gerektiği belirtiliyor.
EĞİTİM VE FARKINDALIK
Sosyal medya platformları ve dijital gruplara katılım öncesinde, bu ortamların amacı, kapsamı, üye profili ve talep edilen kişisel bilgiler hakkında yeterli bilgi edinilmesi gerektiği belirtiliyor. Sosyal medya kullanımına ilişkin bilgilerin güncel tutulması için eğitim ve gelişmelerin takip edilmesi önem taşıyor. Güvenlik ve gizlilik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla aile bireylerinin de bu konularda bilgilendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.