Yarım asırlık kadastro dosyası sonuçlandı
Mersin Kadastro Mahkemesi, uzun yıllardır devam eden ve çok sayıda vatandaşı ilgilendiren kadastro uyuşmazlıklarında dikkat çeken kararlara imza attı.
Ekran Haber'in özel haberine göre; ülke genelinde yürütülen "Sıfır Kadastro Dosyası" hedefi kapsamında birçok kadastro mahkemesinde olduğu gibi Mersin Kadastro Mahkemesinde de uzun süredir devam eden dosyaların sonuçlandırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yargı süreçlerindeki gecikmelerin sistematik olarak azaltılmasına yönelik ortaya koyduğu yaklaşım doğrultusunda yürütülen çalışmalar, HSK’nın koordinasyonu ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün planlama, takip ve organizasyon desteğiyle ülke genelinde kadastro yargılamalarında önemli sonuçlar vermeye devam ediyor.
Mahkeme tarafından 6 Mayıs'ta karara bağlanan dosyalar arasında, 1978'de açılan ve 174 taraf ile 5 parseli ilgilendiren bir kadastro davası da yer aldı. Yaklaşık 48 yıl boyunca devam eden uyuşmazlık, verilen kararla birlikte sonuçlandırılarak taraflar açısından uzun yıllardır süren belirsizlik sona erdirildi.
380 TARAFLI DAVA SONUÇLANDI
Karara bağlanan dosyalar arasında ayrıca, 6 Mayıs'ta hükme bağlanan, 1992 yılında açılmış ve 380 tarafı ilgilendiren bir başka kadastro uyuşmazlığı ile yine 6 Mayıs'ta sonuçlanan, 2014'de açılan ve 270 tarafı kapsayan dava da bulunuyor. Çok sayıda vatandaşın mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren bu dosyaların sonuçlandırılmasıyla önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu.
VATANDAŞIN ADALET BEKLENTİSİ KARŞILIK BULUYOR
Özellikle kadastro mahkemelerindeki insan kaynağı planlaması, ihtiyaçların yerinde tespiti, görevlendirme süreçleri ve uygulamanın sahada takibi bakımından Personel Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların da bu süreçlere önemli katkı sağladığı değerlendiriliyor. Mersin Kadastro Mahkemesinde verilen son kararlar da yalnızca dosya sayılarındaki azalmayı değil; yıllardır çözüm bekleyen vatandaşların adalet beklentilerinin karşılık bulduğunu gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Mahkeme tarafından 6 Mayıs'ta, yaklaşık 48 yıl sonra sonuçlanan dava da bunun somut örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.