Temel Ünlü savunmasında, “Fren yaptım ve direksiyonu kırdım. Ancak kazaya engel olamadım. Ben olaydan sonra kaçtım. Çünkü can güvenliğimden korktum. Bu olay haberlere yansımıştı ve sanki cinayetmiş gibi anlatılıyordu. İçinde bulunduğum durumdan memnun değilim" dedi. Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Temel Ünlü (24) cezaevinden getirildi. Duruşmada Doğanay Güzelgün'ün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

"ALKOL ALDIK"

Duruşmada savunma yapan sanık Temel Ünlü, "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay günü kız arkadaşım ile biraz alkol aldık. Kaza anında bende alkolün etkisi yoktu. Ben, ehliyetim olmadığı için polis çevirmelerine girmedim. Orta şeritte hareket ederken kazadan biraz geride birçok bisikletlinin sağ şeritte olduğunu gördüm. Sol şeride geçip yoluma devam ettim. Sonraki virajı geçince ölen ağabeyi gördüm. Fren yaptım ve direksiyonu kırdım. Ancak kazaya engel olamadım. Ben olaydan sonra kaçtım. Çünkü can güvenliğimden korktum. Bu olay haberlere yansımıştı ve sanki cinayetmiş gibi anlatılıyordu. İçinde bulunduğum durumdan memnun değilim. Keşke o gün dışarı Allah belamı verseydi de dışarı çıkmasaydım. Ben suçsuzum, beraatımı istiyorum" dedi.

İNDİRİM UYGULANMADI

Bir önceki duruşmada mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı, sanık Temel Ünlü'nün 'Olası kastla ölümü neden olma' suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Temel Ünlü'nün 'Olası kastla ölümü neden olma' suçundan 20 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti sanığın olaydan sonra kaçtığı ve yaklaşık 2 ay boyunca teslim olmadığı, olaydan sonra tanık Mehmet Can Çoban'ı kaza yerine kazayı üstlenmesi için gönderdiği, ayrıca sanığın ikinci kez tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu dikkate alındığında uslanmaz bir kişiliğe sahip olduğunu belirterek indirim uygulamadı.

İDDİANAMEDEN

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Temel Ünlü hakkında 'Bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıl 6 aydan 9 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Editör: Ceyda Bıyıklıoğlu