Beril SÖNMEZ, (DHA) – ABD’nin Alabama eyaletinde hükümlü Kenneth Smith’in ülkede ilk defa nitrojen gazıyla dün idam edilmesini takiben idam yönteminin, insan haklarına aykırı olup olmadığı tartışması başladı. Eyaletinin Başsavcısı Steve Marshall “Adalet yerini buldu” açıklamasını yaptı, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk ise ‘denenmemiş idam yöntemini’ şiddetle eleştirdi.
Kenneth Smith kiralık katil olarak 1988 yılında Elizabeth Sennett’i bıçaklayarak öldürmek suçundan idam cezası almış ve 2022 yılında iğneyle idamı süre yetmediği için durdurulmuştu. Smith dün saf nitrojen gazını soluma yöntemiyle idam edildi, daha önce denenmemiş ve etkileri bilinmeyen bir yöntem olarak idam yöntemi tartışmaları başlattı.
Alabama Eyalet Savcısı Steve Marshall idam sonrası “Adalet yerini buldu” açıklaması Elizabeth Sennett cinayetini detaylı olarak anlattı. Savcı Marshall şu açıklamalarda bulundu;
“Bu gece aynı zamanda ülkede ve dünyada nitrojen hipoksisinin infaz yöntemi olarak kullanıldığı bir ilk oldu. İnfaz yöntemine izin veren yasa 2018 yılında yürürlüğe girdi, etkili ve insani bir infaz yöntemi olması amaçlanmıştı ve artık kanıtlandı.”
VOLKER TÜRK AÇIKLAMASI
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk adına ise “Türk, bu yeni ve denenmemiş azot gazıyla boğma yönteminin işkenceye veya zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye yol açabileceği yönündeki ciddi endişelere rağmen, Kenneth Eugene Smith'in Alabama'da idam edilmesinden derin üzüntü duymaktadır” açıklaması yapıldı.
ELIZABETH SENNETT CİNAYETİ
Alabama eyaletinde Elizabeth Sennett'in papaz kocası 1988 yılında eşini öldürtmek için kiralık katil tutmuş, Kenneth Smith ve beraberindeki kişi Elizabeth Sennett’i adam başı 1000 dolar karşılığında evinde bıçaklayarak öldürmüştü. Smith’e cinayet öncesi silah alması için ekstra para verilmiş ancak Smith, silah almayarak parayla uyuşturucu madde almış ve cinayette bıçak kullanmıştı. Smith ve arkadaşı işlediği suçtan ölüm cezasına çarptırıldı ve 2022 yılında infaz ekibi, Alabama Yüksek Mahkemesi tarafından verilen ölüm emrinin sona ermesinden önceki sürede damar yollarını açamadığı için infaz durdurulmuştu.

Kaynak: dha